Ana sayfaRehberlerHaklar ve ödemeler › Yaşlı Yakını İçin Vasi ve Vesayet: Ne Zaman Gerekir, Nasıl Başvurulur, Vasinin Görevleri Nelerdir?

Yaşlı Yakını İçin Vasi ve Vesayet: Ne Zaman Gerekir, Nasıl Başvurulur, Vasinin Görevleri Nelerdir?

Yaşlı bir yakınınız kararlarını veremiyor ya da malını yönetemiyorsa vesayetin ne zaman gerektiğini, kanundaki kısıtlama nedenlerini, başvuru adımlarını ve vasinin görev sınırlarını anlatan bilgilendirici bir rehber.

⏱ 12 dk okuma📅 Güncelleme: 5 Eylül 2026☑ Puana göre sıralama, açık beyan✎ Hazırlayan: Süleyman Arslan, Gerontolog

Yaşlı bir yakınınız artık kararlarını güvenle veremiyor ya da malını, parasını yönetemiyorsa, ailede er ya da geç “vasi olmam gerekir mi” sorusu gündeme gelir. Cevap her zaman evet değildir: yakınınız hâlâ kendi iradesini ortaya koyabiliyorsa bir vekâletname çoğu zaman yeterlidir; ayırt etme gücünü kaybettiyse yol vesayetten geçer. Bu yazı vesayetin ne zaman gerektiğini, mahkemeye nasıl başvurulacağını ve vasinin görev sınırlarını anlatır; somut kararı vermeden önce mutlaka bir avukata danışmanız gerekir.

Kısa cevap

  • Vesayet, ayırt etme gücünü kaybetmiş ya da işlerini göremeyen bir yetişkinin kişisel ve mali işlerini mahkemenin atadığı bir vasinin yürütmesidir; kararı sulh hukuk mahkemesi verir.
  • Yaşlı yakınınız hâlâ ne istediğini anlatabiliyor ve karar verebiliyorsa, vesayete gerek kalmadan noterden vekâletname çıkarmak genelde yeterlidir.
  • Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlamada resmî sağlık kurulu raporu şarttır; mahkeme bu rapor olmadan karar veremez.
  • Vasi, yakınınızın parasını ve kişisel işlerini onun yararına yönetir, önemli işlemler için mahkemeden izin alır ve düzenli hesap verir.
  • Sürecin nasıl işleyeceği kişiden kişiye değişir; en doğru yol aile hukukunda çalışan bir avukatla görüşmektir.

Vesayet nedir, vasi kimdir?

Vesayet, Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı) düzenlediği bir koruma kurumudur. Mahkeme, işlerini göremeyecek durumda olduğu tespit edilen bir yetişkini “kısıtlar” ve onun kişisel ve mali işlerini yürütmesi için bir vasi atar. Kısıtlanan kişi, karardan sonra bazı hukuki işlemleri artık tek başına yapamaz; taşınmaz satmak, kredi çekmek ya da önemli bir sözleşme imzalamak gibi işlemler vasinin ve çoğu zaman mahkemenin onayına bağlanır. Vasi mahkemece atanır; eş ya da çocuk gibi yakınlar öncelikli aday olabilir ama bu otomatik bir hak değildir, mahkeme uygun görmediği kişiyi vasi atamayabilir. Sürecin ailenizde nasıl işleyeceğini önceden bir avukatla konuşmak, gereksiz belirsizliği önler.

Ne zaman gerekir, ne zaman gerekmez?

Vesayet her karar zorluğunda gerekmez. Belirleyici soru şudur: yaşlı yakınınız hâlâ ne istediğini anlayıp ifade edebiliyor mu, yani ayırt etme gücüne sahip mi? Cevap evetse vekâletname çoğu işi çözer; hayırsa yol vesayetten geçer. Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan durumları özetler; her ailenin durumu farklı olduğu için kesin karar öncesi avukata danışmanız gerekir.

DurumVekâlet mi, vesayet mi?Not
Unutkan ama ne istediğini anlatabiliyor, imza atarken ne yaptığının farkındaVekâletname genelde yeterliNoter, imza sırasında ayırt etme gücünü değerlendirir
İleri evre demans, yakınlarını tanımıyor, karar veremiyorVesayet gerekirBu aşamada geçerli bir vekâletname verilemez
Malvarlığı yönetimi zorlaşmış ama günlük kararlarını hâlâ kendisi veriyorDuruma göre değişirYalnızca mal yönetimi için sınırlı bir vekâlet yeterli olabilir
Huzurevi sözleşmesi imzalanacak, yaşlı yakınınız onaylıyor ve anlıyorKendisi ya da vekâletle yakını imzalarKısıtlama kararı yoksa vesayet şart değildir
Yaşlı yakınınız kendi isteğiyle işlerini bırakmak istiyor, ayırt etme gücü tamKendi isteğiyle vesayet talep edebilir (madde 408)Yaşlılık, engellilik ya da ağır hastalık nedenini kendisi ispat etmelidir
Aile üyeleri mal konusunda anlaşamıyor, yaşlı yakınınız karar veremiyorVesayet gerekirMahkeme sürecine avukatla girmek anlaşmazlığı da netleştirir

Demansın hangi evresinde ayırt etme gücünün ne ölçüde etkilendiğini anlamak doğru zamanı belirlemenize yardımcı olur; hastalığın seyrini Alzheimer evreleri ve bakım rehberinde daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.

Kanundaki kısıtlama nedenleri

Türk Medeni Kanunu, bir kişinin vesayet altına alınabileceği durumları üç ana başlıkta sayar. Hangi maddenin somut duruma uyduğuna, gereken raporlara ve izlenecek yola mahkeme ve avukatınız birlikte karar verir.

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan kişiler kısıtlanabilir (madde 405); bu durumda resmî sağlık kurulu raporu şarttır.
  • Savurganlık, alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ya da malını kötü yönetme nedeniyle kendisini veya ailesini darlığa düşürme tehlikesi taşıyan kişiler kısıtlanabilir (madde 406).
  • Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği ya da ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini kendisi ispat eden kişi, kendi isteğiyle kısıtlanmasını isteyebilir (madde 408); bu talep kişinin kendisinden gelir ve ayırt etme gücüne sahip olmasını gerektirir.

Başvuru adım adım

  1. Bir avukatla görüşüp durumu anlatın; hangi maddeye dayanılacağı ve hangi belgelerin gerektiği ilk burada netleşir.
  2. Yaşlı yakınınızın yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine kısıtlama talebiyle dilekçeyle başvurulur; başvuruyu yakınları, resmî makamlar ya da bazı durumlarda kişinin kendisi yapabilir.
  3. Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığına dayanan taleplerde mahkeme resmî bir sağlık kurulu raporu ister; rapor olmadan kısıtlama kararı verilmez.
  4. Mahkeme, gerekli gördüğü inceleme ve dinlemeleri yapar; bu, yaşlı yakınınızla doğrudan görüşmeyi de içerebilir.
  5. Vasi adayı değerlendirilir; eş ya da çocuk gibi yakınlar öncelikli olabilir ama mahkeme uygun görmediği kişiyi atamayabilir, aile dışından biri de vasi olarak atanabilir.
  6. Mahkeme kısıtlama kararını verir ve vasiyi atar; karar kesinleştikten sonra vasi göreve başlar ve mahkemeye karşı sorumlu hale gelir.
  7. Süreç boyunca ortaya çıkan her belirsizlikte avukatınıza danışmak, yanlış adım atma riskini azaltır.

Vasinin görevleri, sınırları ve hesap verme

Vasi, mahkemenin kendisine verdiği yetkiyle yaşlı yakınınızın hem kişisel hem mali işlerini onun yararına yürütür. Günlük giderlerin karşılanması, faturaların ödenmesi, bakım ve sağlık kararlarında -hekimle birlikte- kişiyi temsil etmek bu görevin bir parçasıdır. Ancak vasinin yetkisi sınırsız değildir: taşınmaz satışı gibi bazı önemli işlemler, vesayeti denetleyen asliye hukuk mahkemesinin iznine bağlıdır. Vasi, yönettiği malvarlığı ve aldığı kararlar hakkında mahkemeye düzenli olarak hesap vermekle yükümlüdür; bu yükümlülük, vasinin kendi çıkarını değil kısıtlının çıkarını gözetmesini güvence altına almak içindir. Görevin sınırlarını baştan netleştirmek için vasi atanır atanmaz bir avukattan yol haritası alın.

Huzurevi, bakım merkezi ve vesayet

Yaşlı yakınınız için bir huzurevi ya da bakım merkezi araştırıyorsanız, vesayet durumu sözleşme aşamasında karşınıza çıkar. Kısıtlama kararı varsa sözleşmeyi yakınınız değil, mahkemenin atadığı vasi imzalar; kurumlar bu durumda vasilik kararının bir örneğini ister. Kısıtlama kararı yoksa ve ayırt etme gücü varsa sözleşmeyi kendisi ya da vekâletli yakını imzalayabilir. Sözleşmede nelere dikkat edilmesi gerektiğini huzurevi sözleşme şartları rehberinde bulabilirsiniz. Kalınacak kurumun ücretinin nasıl karşılanacağı, özellikle SGK emeklisi bir yakınınız varsa ayrı bir konudur; bu başlığı SGK emeklisi huzurevinde kalabilir mi rehberinde ele aldık. Sözleşmeyi kimin imzalayacağı konusunda tereddüt varsa avukatınıza danışmadan imza atmayın.

Aile içinde kim vasi olmalı?

Vasi olmak isteyen birden fazla aile üyesi olduğunda mahkeme, kimin kısıtlının yararını daha iyi gözetebileceğini değerlendirir; eş ya da çocuk olmak otomatik bir öncelik hakkı vermez. Aile içinde “kim vasi olsun” tartışması sık yaşanır; bu tartışmayı mahkemeye taşımadan önce ailece konuşmak, gerekirse ayrı ayrı bir avukattan görüş almak süreci yumuşatabilir. Mahkeme, aile üyeleri arasında ciddi bir anlaşmazlık ya da çıkar çatışması görürse aile dışından bir vasi de atayabilir. Yaşlı yakınınızın kendisi, ayırt etme gücünü kaybetmeden önce kimi vasi olarak görmek istediğini belirtmişse, bu tercih mahkeme için yol gösterici olur ama bağlayıcı değildir. Bu süreçte yaşanan gerginliği azaltmak için ailece nasıl konuşulacağını huzurevine geçişte aile içi iletişim rehberinde okuyabilirsiniz.

Kötüye kullanım ve denetim

Vasinin görevini kötüye kullandığından, parayı kişisel çıkarı için harcadığından ya da yaşlı yakınınızın bakımını ihmal ettiğinden şüpheleniyorsanız, durumu vesayeti denetleyen asliye hukuk mahkemesine bildirebilirsiniz. Denetim makamı, vasinin sunduğu hesapları inceler ve gerekirse vasiyi değiştirebilir. Aile üyesi olmasanız bile, kısıtlının çıkarının zarar gördüğünü düşünen herkes durumu mahkemeye taşıyabilir. Böyle bir şüphede durumu belgeleyip bir avukatla birlikte başvurmak, sürecin ciddiye alınmasını kolaylaştırır.

Vesayetin sona ermesi

Vesayet, ömür boyu sürecek bir karar değildir. Kısıtlamaya neden olan durum ortadan kalkarsa -örneğin sağlık durumu düzelirse ya da baştan yanlış değerlendirildiği anlaşılırsa- mahkeme yeniden inceleme yaparak vesayeti kaldırabilir. Bu talebi kısıtlının kendisi, vasisi ya da ilgili diğer kişiler mahkemeye taşıyabilir. Kaldırma başvurusunda da mahkemenin güncel bir değerlendirme istemesi mümkündür; bu başvuruyu bir avukat aracılığıyla yapmak sürecin doğru işlemesini sağlar.

Sık yanlış inanışlar

Yanlış inanışDoğrusu
Yaşlı bir yakın huzurevine yerleşecekse mutlaka vasi atanmalıKişi ayırt etme gücüne sahipse sözleşmeyi kendisi ya da vekâletle yakını imzalayabilir; vesayet şart değildir
Annem ya da babam bazı konularda kararsız, demek ki ayırt etme gücü yokKararsızlık ya da unutkanlık tek başına ayırt etme gücünün kaybı anlamına gelmez; bu değerlendirme hekim ve mahkemenin işidir
Eş ya da çocuk olmak otomatik olarak vasi yaparVasi mahkemece atanır; yakın olmak öncelik sağlayabilir ama garanti vermez
Vasi, kısıtlının parasını dilediği gibi kullanabilirVasi mahkemeye hesap vermekle yükümlüdür; önemli işlemler mahkeme iznine bağlıdır
Vekâletname her durumda vesayetin yerini tutarAyırt etme gücünü kaybetmiş bir kişi geçerli vekâletname veremez; bu durumda yol vesayetten geçer

Bu tablodaki genellemelerin hiçbiri sizin özel durumunuz için kesin cevap değildir; emin olmadığınız her noktayı avukatınıza sorun.

Sık sorulan sorular

Annem demans hastası, huzurevi sözleşmesini ben imzalayabilir miyim?

Annenizde kısıtlama kararı yoksa ve ayırt etme gücünü kaybettiyse, siz onun yerine kendiliğinden sözleşme imzalama yetkisine sahip olmazsınız; bu yetkiyi almanın yolu mahkemeden vesayet talep etmek ve vasi atanmaktır. Ayırt etme gücü hâlâ varsa annenizin kendisi imzalayabilir ya da size vekâlet verebilir. Durumun hangisine uyduğunu bir avukatla birlikte netleştirmeniz en sağlıklısı olur.

Vekâlet yeter mi?

Yaşlı yakınınız vekâletnameyi imzaladığı anda ne yaptığının farkındaysa, yani ayırt etme gücüne sahipse, çoğu işlem için vekâlet yeterlidir. Ayırt etme gücünü kaybettiyse artık geçerli bir vekâletname veremez; bu noktadan sonra tek yol vesayettir. Sınırda kalan durumlarda kararı noter ve avukatla birlikte değerlendirmek gerekir.

Vasi maaş alır mı?

Vasinin görevi karşılığında bir ödeme alıp almayacağına ve alacaksa bunun nasıl belirleneceğine mahkeme takdir edebilir; bu otomatik ve sabit bir hak değildir. Somut durumunuzda nasıl bir yol izleneceğini avukatınıza sorun.

Ne kadar sürer?

Süre mahkemeye göre değişir; mahkemenin iş yüküne, istenen sağlık kurulu raporunun tamamlanma hızına ve dosyanın karmaşıklığına bağlıdır. Kesin bir süre vermek mümkün değildir; dosyanızın aşamasını takip eden avukatınız size güncel bilgi verebilir.

Kardeşim vasi olmak istiyor, itiraz edebilir miyim?

Evet. Vasi ataması kesinleşmeden önce mahkemeye görüşünüzü ve varsa itirazınızın gerekçesini bildirebilirsiniz; mahkeme kararını ailenin görüşlerini de dikkate alarak verir. İtirazınızı somut gerekçelerle ve mümkünse bir avukat aracılığıyla sunmanız, mahkemenin durumu daha sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olur.

Vesayet, yaşlı bir yakınınızı korumak için var olan ama aynı zamanda ciddi bir hukuki sorumluluk getiren bir süreçtir. Karar vermeden önce yakınınızın gerçekten ayırt etme gücünü kaybedip kaybetmediğini hekimle, sürecin nasıl işleyeceğini de bir avukatla netleştirmeniz en güvenli yoldur. Demans tanısı almış bir yakınınız için vesayet ve yasal hakları ayrıca ele aldığımız demans ve vesayet rehberine göz atabilirsiniz. Huzurevi ya da bakım merkezi arayışınızda yol göstermemizi isterseniz ücretsiz danışmanlık formunu doldurabilirsiniz.

Kaynaklar